24 Nisan 2021 Cumartesi
Major depresyon nedir? Belirtileri nelerdir?
Sürekli umutsuzluk ve çaresizlik hissi, majör depresyona (diğer adları: klinik depresyon, majör depresif bozukluk) sahip olduğunuzun bir işareti olabilir.
Anne veya babası majör depresyon yaşayan bir kişinin hayatının bir döneminde majör depresyonla karşılaşma riski yüksektir. Ama aile geçmişinde majör depresyon hastası olmayan biri de, majör depresyonu tecrübe edebilir.
Majör Depresyon Nedir?
Majör depresyonu karakterize eden belirti kişinin herhangi bir şeyden tat alma yeteneğinin neredeyse tamamen kaybolmasıdır. Sıklıkla uyku ve iştah zorlukları ortaya çıkar. Konsantrasyon ciddi bir problem hâline gelebilir.
Birçok insan hayatlarının bir döneminde üzgün ve çaresiz hissedebilir. Ama majör depresyonda bu hislerin, depresif ruh hâlinin ve ilgi kaybının günün büyük kısmında (özellikle sabahları) görülmesi ve bunların da en az iki hafta boyunca devam etmesi gerekir.
Majör depresyonu oluşması için illa ki bir sebep gerekmez. Birdenbire ya da yavaş yavaş ortaya çıkabilir. Güçsüz hissetme ya da hayatın gidişatında kontrolü elinde bulunduramama gibi nedenlere bir tepki olarak da oluşabilir.
Majör depresyon şu belirtilerle teşhis edilir:
Neredeyse her gün bitkin hissetme ya da enerji kaybı.
Neredeyse her gün değersiz ya da suçlu hissetme
Konsantrasyonun bozulması ve kararsızlık
İnsomniya (uyuyamama) ya da hipersomniya (aşırı uyuma)
Neredeyse bütün aktivitelere ilginin kaybolması ya da bunlardan hiç zevk almama (anhedoni de denilen bu belirti diğer belirtilere göre majör depresyonu işaret etmede daha belirleyicidir)
Dinlenememe ya da yavaş hareket etme, yavaş düşünme
Ölüm ve intihar düşüncelerinin sürekli gelmesi
Ciddi oranda kilo kaybı veya kilo alma (toplam vücut kitlesinin %5’i kadar)
Kadınlar Majör Depresyona Daha mı Yatkındır?
Kadınların majör depresyona yakalanma riski erkeklerin neredeyse iki katıdır. Ergenlik çağında, regl döneminde, hamilelikte, düşük yapmada ve menapozdaki hormonal değişiklikler majör depresyon riskini artırabilir.
Erkeklerde Major Depresyon İşaretleri Nelerdir?
Erkeklerdeki depresyon önemli ölçüde az kayıtlara geçmektedir. Majör depresyondan muzdarip erkekler çok daha az yardım aramaktadırlar. Hatta bu durumdan etraflarındaki insanlara bahsetmeyebilirler.
Erkeklerdeki depresyon işaretleri çabuk öfkelenme, genel sinirlilik, uyuşturucu ya da alkol bağımlılığı (bu maddelerin kullanımı depresyonun sonucu olabileceği gibi, depresyona da sebebiyet verebilirler) olabilir. Duygularını bastırma kendilerine veya başkalarına yönelik şiddetli davranışlara neden olabilir. Ayrıca hastalık, intihar ve hatta adam öldürmeyle sonuçlanabilir.
Online yazışmalarda kullanılan işaretlerin anlmları.
Biraz huysuzum bu konuda. Öğrenmek istemiyorum ama geçenlerde gelen bir maildeki bilgiler çok hoşuma gitti. Benim gibi interneti seven ama sohbetlere pek yanaşmayanların bilgi alacağı bir yer olsun istedim.
Bu kurallar yazılı olmayan fakat uyulması sanal ortamda sorunsuz iletişimi sağlayan kurallardır.
Bu kurallara uymak kanuni bir zorunluluk değildir. Çünkü bu kuralları kontrol
edecek herhangi bir gerçek otorite yoktur. ! Ne zaman , uluslararası telif hakları ve net etik kuralları bütün ülkeler tarafından kabul edilirse , işte belki o gün , bu kurallara uymamak cezalandırılacaktır. Internet ortamındaki birçok kaynaktan derlenerek hazırlanan etik kuralları zaman içinde fazla değişmez ama yine de uyulması şiddetle tavsiye edilir.
*Internet ortamı bir çok kişi karşı çıksa da;gerçek kimliğinizi saklayabileceğiniz bir ortam olduğundan gerçek hayattan çok farklıdır.Bu yüzden bu ortamdaki davranışlarımıza dikkat
etmek zorundayız.
*Saygı,olumluluk ve nezaket en büyük dayanak noktamız olmalıdır.
*Büyük harfle yazmayın.HERKES BAĞIRDIĞINIZI DÜŞÜNMEYE BAŞLAR!
*Mesajlarınızı kısa tutun.. Kendinizi daha iyi ifade etmek için smiley ya da bir başka adıyla emoticons (emotional icons) kullanabilirsiniz.
En popüler simgelerden birkaçı :
:-) Mutlu
:-( Kırgın üzgün
:-< Öfkeli
:-o Şaşırmış
:-D Gülen
:-@ Bağıran
;-) Göz kırpan
*Yanıt yazdığınızda sadece sorunun ilgili kısmına mesajınızda yer verin. Gereksiz yere tüm mesajı eklemeyin.Hatta REPLAY (Yanıtla ) tuşunu kullanırken altta kalan ve de size gönderilen mesaji tamamen silin.
*Mesajlarınızda özel bilgilere yer vermeyin. Mesajınızı kimin okuduğunu veya kime nasıl dağıtacağını asla bilemezsiniz.
*Mail'leri "forward" yani başkalarına "ilet"irken mutlaka ve de mutlaka mailin içindeki diğer mail adreslerini SILINIZ ! . Silmemeniz kadar güvenliğe aykırı bir şey daha düşünemiyorum.
Bu bir nevî , sizin ev veya iş adresinizin , sizden izinsiz, milyonlarca kişiye dağıtılmasıyla eş değerdir. !
Mailinizin içinde , sadece sizin kendi ve de karşı tarafın adresinden başka adreslerinin olması hem çok tehlikeli , hem de çok büyük saygısızlıktır.
*Ticari ilan (spam) göndermeyin.Eğer genel kullanıma açık bir ilan panosuna (bulletin board) ya da haber grubuna yazıyorsanız , konudan ayrılmayın. Her haber grubuna reklam göndermek gibi bir hataya asla düşmeyin. Spammi ng olarak adlandırılan bu işlem size flaming olarak geri dönecektir.
FLAMING NEDIR ?
Bazen birilerini farkında olmadan kızdırabilirsiniz. Herkese açık bir ortamda , kızgın ya da kaba bir mesaj , başınızdan aşağı kaynar sular dökülmesine neden olabilir. (Bu duruma flamed denir) .Eğer siz de yanıt verecek olursanız, flame savaşları (flame war) başladı demektir. Ateşi söndürmenin tek yolu genellikle geri adım atmak ve hiç yanıt vermemektir.
*Eğer , bir haber grubuna ya da posta kutusuna reklam gönderecekseniz, konu satırında amacınızı açıkça belirtiniz. Böylece ilgilenmeyen kişiler onu açmadan kolayca silebilecektir.
*Mesaj göndermeye başlamadan önce grubu takip edin.Gruba mesaj göndermeden takip etmek ("lurking" olarak adlandırılır) grubun bakış açısı ve tarzı hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.
*FAQ (Sıkça Sorulan Sorular) ı okuyun .
(SSS) =FAQ = Frequently Asked Questions.
FAQ'da hem soruları, hem de cevapları bulacaksınız !
Böylece daha önce sorulmuş ve yanıtlanmış soruları tekrar gruba yöneltmemiş olacaksınız.
*Doğrudan size yanıt yazılmasını istemeyin. Sık , sık acil yanıt arayan kullanıcılar haber grubunu takip edemezler ve sorularına yanıt vermek isteyenlerin doğrudan e-mail ile
kendilerine ulaşmasını isterler.
Haber grupları tecrübeleri paylaşmak içindir. Bazıları tartışma, bazıları soru-cevap tarzında olsa da tamamında asıl amaç bilgilerin paylaşılmasıdır . Vermeden almak çok tatsızdır.
Yardım istediğiniz gibi, siz de arasıra diğer kişilerin sorularına yanıt yazmalı, tartışmalara katılmalısınız. Tartışmanın gereksiz yere uzaması durumunda, sadece o kişi ile fikir alışverişine devam edebilirsiniz.
*Binary dosya göndermeyin. Binary'den kastedilen text ( metin ) olmayan dosyalardır. Örneğin EXE uzantılı dosyalar, ZIP dosyalar, vs. Dosya almanız ya da göndermeniz gerekirse "..... isimli dosyası olan göndersin" yerine , dosyanın nerede bulunabileceğini bilen var mı? şeklinde sorun. Eğer dosya sadece bir kişiden temin edilebiliyorsa, doğrudan onunla irtibata geçin.
*Konu dışı mesajlar (off-topic) göndermeyin. Grubun ilgilenmediği mesajlar tepki almanıza yol açabilir. Konu dışı (off-topic) yazarken konunuza uygun başka haber grupları olmadığından emin olun.
*Mesaj göndermeden önce yeni gelen mesajları okuyun.Böylece daha önce yanıt verilmiş bir soruyla ilgilenmek zorunda kalmazsınız.
*Gönderilen mesajları açarken dikkatli olun. Mutlaka ve de mutlaka güncelleşmiş bir antivirus kullanın. Kendi güvenliğiniz için sık sık virüs taraması yapın. Maillere ataşlanmış EXE , BAT , PIF uzantılı dosyaları açmayın.
*Sakin olun . Bir mesajdaki tonu hemen yakalamanız mümkün olmayabilir. Pişman olacağınız bir yanıt yazmadan önce birkaç kez düşünün.
*Sorularınız anlaşılır ve açık olsun.Sorunun ne olduğunu anlatırken aceleci davranmayın. Yazdıklarınızı önce siz okuyarak anlamaya çalışın.
*Mutlaka teşekkür edin. Edin ki , size yazan kişi yazınızın yerine ulaştığından emin olsun.
Ve size faydalı olan bilgiler için de mutlaka kısa bir teşekkür yazısı gönderin. Bu davranışınız gruptaki motivasyonu yüksek tutacaktır.
*İmzalarınızı kısa tutun. Mesajınızın sonuna eklediğiniz isim/adres bölümü 4 satırı geçmesin.
*Elektronik mektubunuza, aynı normal mektuplarda olduğu gibi, bir selamlama cümlesiyle başlayın. İster "Merhaba" deyin ister "Sevgili Falanca,". Böylece insanları karşılamış olursunuz. Belki devamlı yazıştığınız kişilerle bunu yapmayabilirsiniz ama o zaman bile en azından mektubun başına adını yazın.
*Yazılarınıza mutlaka imza atın.
*Elektronik mektuplarınızın konu alanını ASLA ve de ASLA boş bırakmayın. Konu bölümü çok önemlidir. Subject yani konu kısmı boş olan mail'ler öncelikle viruslü mailler olarak şüphe çekecektir. Bir mektubun konusu, onu diğerlerinden ayırt etmenizi sağlayan bir özelliktir. Bu sayede sizin mektubunuz birçok mektup arasından görünür. Buraya her seferinde "merhaba" yazmayınız!.Konunun özeti mahiyetinde bir başlık yazınız.
*Mektuplarınızı büyük harflerle yazmayın. Normal bir mektupta olduğu gibi büyük ve küçük harfleri kullanarak yazın. Tamamı büyük harflerle yazılmış yazıları okumak hem zordur
hem de akıcılığı azaltır. Ayrıca büyük harfler SANKİ BAĞIRIYORMUŞ GİBİ anlaşılmanıza neden olabilir. Mektuplarınızı tamamen küçük harflerle de yazmayın.
*Mektuplarınızın bir satırında 70-75 karakterden fazla karakter olmasın. Yazdığınız mektubu okuyacak olan kişinin nasıl bir bilgisayardan okuyacağını bilemezsiniz. En kötü ihtimalle, bu kişinin mektubunuzu metin temelli bir terminalden okuduğunu varsayabilirsiniz. Bu durumda bir satırdaki karakter sayısının 80'i geçmesi , mektubunuzu okunmaz hale getirebilir.
Bazı mektup programları, gelen bir mektuba cevap vermenizi sağlarken, daha önceki mektubu yeni mektubunuzun içine aktarır. Aktarırken de her satırın başına ">" işareti koyar.
* ">" gibi lüzumsuz ve korkunç bir kirlilik yaratan anlamsız işaretlerdir.
23 Şubat 2021 Salı
Lebalep dolu kongreler sonrası Karadeniz illerinde Covid 19 vaka sayıları arttı mı?
AKP kongrelerinin yapıldığı illerdeki vaka sayılarında artışlar var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 'lebaleb' olarak nitelendirilen AKP il, kadın ve gençlik kongrelerinin faturası yeni corona virüsü tablosuna işte böyle yansıdı... İstanbul, Sakarya, Giresun, Erzurum, Tokat, Malatya, Balıkesir ve Niğde'de görülen vaka sayıları gözle görülür şekilde arttı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün akşam Twitter hesabından 15-21 Şubat 2021 haftasına ait corona virüsü vaka sayılarını il il paylaştı.
100 bin nüfusa karşılık gelen vaka sayısında bazı illerde belirgin artış olduğunu ifade eden Bakan Koca’dan tedbirlere uyma çağrısı gelse de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘lebaleb’ olarak nitelendirilen AKP il, kadın ve gençlik kongrelerinin yapıldığı illerdeki vaka yükselişi dikkati çekti.
Haftalık vaka sayısında Samsun ve Ordu’dan sonra en büyük artışın yaşandığı üçüncü şehir olan Giresun’da 8 Şubat’ta AKP İl Kongresi yapılmıştı. 8-14 Şubat tarihleri arasında Giresun’da 184.34 olan vaka sayısı 15-21 Şubat tarihleri arasında 217.51’e yükseldi.
Obezler bu besinleri aklından bile geçirme.
Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1
İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2
Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3
Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.
4
Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5
Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6
Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7
Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.
Sibel Can yağlı güreşe özendi.
Fox Tv'de yayınlanan Sesi Çok Güzel isimli yarışmada jüri üyeliği yapan Sibel Can yeni bir yetenek için Edirne'ye gitti. Edirne Belediye Başkanı'nı makamında ziyaret eden Sibel Can tarihi Kırkpınar yağlı güreşlerini er meydanında izlemek istediğini söyledi.
Ünlü şarkıcı Sibel Can jüri üyeliği yaptığı Sesi Çok güzel isimli yarışmaya yeni yetenekler bulmak için Edirne'ye gitti. Edirne'yi karış karış gezen Sibel Can Edirne Belediye Başkanını makamında ziyaret etti. Can ziyaretinde tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerini er meydanında izlemek istediğini söyledi.
Şarkı yarışması seçmeleri için kentte bulunan Sibel Can, Selimiye Meydanı'nda sesine güvenen Edirnelileri dinledikten sonra Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'ı makamında ziyaret etti. Edirne denilince akıllara başkentliği, Selimiye Camisi, tarihi eserleri, ciğeri, badem ezmesi ve Kırkpınar'ın geldiğini belirten Can, çok büyülü ve güzel bir kent olarak değerlendirdiği Edirne'ye, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni izlemek için gelmek istediğini ifade etti.
Edirne Belediye Başkanı Gürkan da bu yıl ramazan dolayısıyla güreşlerin 24-26 Temmuz'da gerçekleşeceğini belirterek, "654 yıllık mertlik, centilmenlik ve gelenekselliğin abidesi Kırkpınar'da sizi ağırlamaktan kıvanç duyarız" dedi. Sibel Can, daha sonra Edirne Tava Ciğeri Tanıtma Derneği'nin ciğer ve badem ezmesi ikramlarını kabul etti.
Etiketler
Pizza Yaparken Hamurun Önemi
Pizza Hamuru Neden Kabarmıyor? Mayalı hamurun kabarmaması genellikle sıvıların çok soğuk veya sıcak olmasından kaynaklanır. Doğru s...






